YUTT SANAT MİNİBÜST -Edebiyatçılar Serisi,  edebiyatçıların heykellerinin özel tasarımlar ile buluşması sonucunda oluşan bir seridir.

 

 

 

 

 

Artık MiniBüst Edebiyatçılar Serimizi internet üzerinden satınalabilirsiniz.   https://www.zet.com/tasarimci/yuttsanat adresinde satışa sunulmuştur.  

https://www.zet.com/tasarimci/yuttsanat dükkan adresimizden sipariş verebilirsiniz.

Ayrıca  0505 779 2027 numaralı telefonu arayarak hesaba EFT yaparak sipariş verebilirsiniz.

 

 

MiniBüst Edebiyatçılar Serisi

 Kalemlik (Eskitme Yöntemi)

 

 

 

   

Can YÜCEL
ANAYASASI İNSANIN  
  
Kan yasası bu insanın:   
Üzümden şarap yapacaksın  
Çakmak taşından ateş  
Ve öpücüklerden insan!  

Can yasası bu insanın:  
Savaşlara yoksulluklara  
Ve binbir belaya karşın  
İlle de yaşayacaksın!  

Us yasası bu insanın:  
Suyu şavka döndürüp  
Düşü gerçeğe çevirip  
Düşmanı dost kılacaksın!  

Anayasası bu insanın  
Emekleyen çocuktan  
Uzayda koşana dek  
Yürürlükte her zaman  

Can YÜCEL


  

   

 

KISA

Hayat kısa, 

Kuşlar Uçuyor.

Cemal SÜREYA

 

  

ÜSTÜ KALSIN 

Ölüyorum tanrım 

Bu da oldu işte.

Her ölüm erken ölümdür

Biliyorum tanrım.

Ama, ayrıca, aldığın su hayat Fena değildir...

Üstü kalsın...

Cemal SÜREYA

 

Cemal SÜREYA

 

8.10 VAPURU

Sesinde ne var biliyor musun
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun

Sesinde ne var biliyor musun
Uykusuz Türkçe var
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar

Sesinde ne var biliyor musun
Eski öpüşler var
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin
Okul şarkıları var

Sesinde ne var biliyor musun
Ev dağınıklığı var
İkide bir elini başına götürüp
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun.

Sesinde ne var biliyor musun
Söyleyemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar

Sesinde ne var biliyor musun
Söylenmemiş sözcükler var

Cemal SÜREYA

 

 

 

 

   

   

FRANZ KAFKA

 

 

   

Nazım Hikmet RAN

 

Bir elmanın yarısı biz 

                   yarısı bu koskoca dünya. 

Bir elmanın yarısı biz

                   yarısı insanlarımız. 

Bir elmanın yarısı sen 

                   yarısı ben 

                   ikimiz...

Nazım Hikmet RAN

 

   

Nazım Hikmet RAN

En güzel deniz:  

Henüz gidilmemiş olanıdır.  

En güzel çocuk:  

Henüz büyümedi.  

En güzel günlerimiz:

Henüz yaşamadıklarımız.

Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:  

Henüz söylememiş olduğum sözdür

Nazım Hikmet RAN

 

Davet

Dörtnala gelip Uzak Asya\'dan 

Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan 

Bu memleket bizim! 

Bilekler kan içinde, dişler kenetli 

ayaklar çıplak 

Ve ipek bir halıya benzeyen toprak 

Bu cehennem, bu cennet bizim! 

Kapansın el kapıları bir daha açılmasın 

yok edin insanın insana kulluğunu 

Bu davet bizim! 

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür 

Ve bir orman gibi kardeşçesine 

Bu hasret bizim!

 

Nazım Hikmet RAN

 

 

 

 

 

   

Orhan Veli KANIK

GÜZEL HAVALAR

 

Beni bu güzel havalar mahvetti,

Böyle havada istifa ettim

Evkaftaki memuriyetimden.

Tütüne böyle havada alıştım,

Böyle havada aşık oldum;

Eve ekmekle tuz götürmeyi

Böyle havalarda unuttum;

Şiir yazma hastalığım

Hep böyle havalarda nüksetti;

Beni bu güzel havalar mahvetti.

 

   

Orhan Veli KANIK

Eskiler Alıyorum

 

Eskiler alıyorum 
Alıp yıldız yapıyorum 
Musiki ruhun gıdasıdır 
Musikiye bayılıyorum 

Şiir yazıyorum 
Şiir yazıp eskiler alıyorum 
Eskiler verip Musikiler alıyorum. 

 

Bir de rakı şişesinde balık olsam

 

 

 

 

   

   

Tomris UYAR

 

   

Turgut UYAR

Palyaço

i.

kaç kişiyi öldürdüm düşlerimde
kaç kilo çekerdi yalnızlık
kaç kere ezildim altında
yaz yağmurlarının

belki de palyaçolar ağlardı pazartesi sabahları
her sirk geldiğinde ağlamaklı olurduk
hep ağlamaklı olurduk gülünecek halimize

kim sevmezdi çiçekleri filan
”ben sevmezdim” dedim, “yalan” dedi

bunu palyaço söyledi,
palyaço söyledi ben yazdım
yazdım, yazmasam ağlayacaktım

herkes ağlarmış biraz, ben de ağladım
sırf bu yüzden mi ağladım
alçaklık gibi bir şey oldu bu biraz

biraz birazdım her şeyden
dün biraz sinirlenmiştim mesela
yarın bir kadını seveceğim biraz
biraz biraz kör oldum bügünlerde

ama rakı kadehlerini boşaltmayın
eksilmesin hiçbir şey
hiçbir şeyden dahi olsa
kalsın biraz

ii.

umursamıyorum yılgınlığımı filan
çünkü sessizce yaşanmalı her şey
bir devrim sesszce olmalı mesela
ve her sözcüğüne inanmalı bir palyaçonun

bir palyaço neden yalan söylesin ki
ben palyaço olsaydım söylemezdim
marangoz olsaydım da söylemezdim
ben insan olsaydım yalan söylemezdim!

hem nereden çıkardınız palyaçonun yalnızlığını
kaç kilo çeker ki bir palyaço
hem neden yüzüme vuruyorsunuz
bir çirkin ördek yavrusu olduğumu

gocunmam ki ben, ben gocunmam
bir palyaço ne kara gocunmazsa
o kadar, o kadar gocunmam işte

rakı doldurun! eksilmesin

iii.

bitmedi, yazacağım daha
yazmazsam ağlayacağım çünkü
alçakça olacak biraz

hem biz o zaman kimdik ki, nerelere giderdik
her sokakta biraz daha eksilirdik 
bilirdim, geceleri puslu puslu olurdu bazen
bazen birisi fısıldarmış gibi olurdu
”duyamadım”, derdim, “tekrar et!”
sessizliğe bürünürdü o vakit her şey
sokaklar daha bir puslu
palyaçolar daha bir ağlamaklı olurdu
ve ben daha bir alçak olurdum
ağlardım biraz

hem sen kimsin, çekiştirme diyorum
hatta kuyruğuma basma diyorum
acıyor, tırmalarım,-
diyorum

kahrol, kahrol!
diyorum

iv. 

geçen gün yüzüme rastladım bir ilan panosunda
korktum birden, kusacak gibi oldum
”olur öyle” dedi palyaço,
”herkes alçaktır biraz”
”otur ulan!” dedim, bağırdım ona
ben bazen bağırırım biraz

”rakı doldur!” dedim, “eksilmesin!”
ben bazen eksilirim biraz
aslında hepimiz eksilirmişiz biraz
bunu sonradan öğrendim

ben aslında her şeyi sonradan öğrendim
herkes herkesi sonradan öğrenirmiş
bunu da sonradan öğrendim

örneğin;

geçen gün bir kadınla seviştim
biraz değil çok seviştim

ya işte öyle palyaço
diyorum ki,
bunu da yeni öğrendim
sevişmek de eksilmekmiş biraz

v.

kim sevmezdi ki kuş ötüşlerini filan
”ben sevmezdim” dedim, “yalan”
dedi
bunu palyaço söyledi
palyaço söyledi, ben yazdım
yazmasam, alçak olacaktım
hem ben roman da yazdım biraz

bazen diyorum ki, palyaço,
sen olmasan ben ne yaparım
alçakça eksilirim belki biraz
her yağmur yağışında yerindi dibine girerim
hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi

biraz biraz anlıyorum ki,
yüzler eller, o terli vücutlar filan
her şey plastikmiş biraz

vi.

haydi sirtaki yapalım palyaço
rakı doldur, yine eksildik biraz

 

 

 

MiniBüst Edebiyatçılar Serisi

(Magnet - Mini Tablo)

 
 
 
 
YUTT SANAT MiniBüst Edebiyatlar Serisi  magnet-mini tablo

 

 

Yutt Sanat MiniBüst Edebiyatçılar Serisi  - Can Yücel 

Can YÜCEL



 

 


Cemal SÜREYA

 

 

YUTT_SANAT_MiniBst_Edebiyatlar_Charles_Dickens_magnet-mini_tablo

 

Charles DİCKENS

 

 

 

Franz KAFKA

 

 

 

Nazım Hikmet RAN

 

 

 

 

Orhan Veli KANIK

 

 

YUTT_SANAT_MiniBüst_Edebiyatlar_Tomris_Uyar_magnet-mini_tablo

 

Tomris UYAR

 

 

 

 YUTT_SANAT_MiniBüst_Edebiyatlar_Turgut_Uyar_magnet-mini_tablo

Turgut UYAR

 

 

YUTT SANAT MiniBüst Edebiyatlar Victor Hugo magnet-mini tablo

 

Victor HUGO

 

 

YUTT_SANAT_MiniBst_Edebiyatlar_Virginia_Woolf_magnet-mini_tablo

 

Virginia Woolf



 
 
 
 
 
 

Sitemizde bulunan ses, görüntü, resim ve içeriklerin kopyalanması ve izinsiz yayımlanması yasaktır.

Tüm hakları saklıdır © 2018 - 2012 YUTT Sanat

YUTT SANAT (Yol Ufka Tiyatro Topluluğu)